YAPILANDIRILMIŞ KREDİ İÇİN TAKSİTLER ÖDENMEZSE TAKİP İÇİN MUACCELİYET İHTARI ŞARTTIR.
- iyisanhukuk
- 19 Şub
- 5 dakikada okunur
YARGITAY KARARI
Başkan Vekili: Ayşe ALBAYRAK DOĞAN
Üye: M. Umur TARHAN
Üye: Ahmet TUNCAY
Üye: Eyüp Sabri BAYDAR
Üye: D. İrem TOROS
Banka ile "Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi" imzalayan kredi kartı hamili borçlunun, borcunu ödememesi üzerine bakiye kredi kartı borcunun "yapılandırılması-taksite bağlanması" sonucunda taksitlerin ödenmemesi halinde; taraflar arasında düzenlenen hukuki ilişkiden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümünde 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun uygulanması gerektiği konusunda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi ile 23. Hukuk Dairesi'nin miktar itibarıyla kesin olarak verilen kararları arasında ortaya çıkan uygulama farklılıklarının giderilmesi; 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemeleri Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 35/3. maddesi gereğince Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu'nun 01.02.2021 tarih ve 2021/3 sayılı uyuşmazlık kararı ile Dairemizden istenilmekle, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin miktar itibarıyla kesin olan kararlarında; kredi kartı hamili (borçlu) ile banka arasında düzenlenen yapılandırma sonucunda borcun taksite bağlanmasında, borçlu tarafından borç tasfiye sözleşmesine uygun olarak ödeme yapılmadığı takdirde, yapılandırılan borcun bakiyesinin tamamının muaccel hale geleceği, yapılandırmanın borçluya tanınan ödeme kolaylığı niteliğinde olduğu, 5464 sayılı Yasa hükümlerine göre geri kalan borcun tahsilinde muacceliyet şartının aranmasına gerek olmayacağına karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin aynı konuya ilişkin miktar itibarıyla kesin olan kararlarında ise banka ile "Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi" imzalayan kredi kartı hamilinin edimini yerine getirmemesi üzerine taraflar arasında borcun yapılandırılması sonucunda "tüketici kredi ilişkisinin" oluştuğu ve böylece ödenmeyen taksitlerin tahsili talebinde 6502 sayılı Yasa'nın 22. ve 28. maddeleri gereğince borçlunun birbirini izleyen en az iki taksiti ödemekte temerrüde düşmesi ve tüketiciye en az 30 gün süre verilmesi gerektiği yönünde muacceliyet şartının arandığı görülmüştür.
Bölge Adliye Mahkemesi 3. ve 23. Hukuk Daireleri'nin miktar itibarıyla kesin olan kararları nedeniyle 5235 sayılı Yasa'nın 35/3. maddesi gereğince uyuşmazlığın giderilmesi talep edilmiş olup; bir kısım Daire üyelerince, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri'nin aynı konuya ilişkin temyizi kabil kararı ile miktar itibarıyla kesin olan kararları arasında farklı tavır sergileyemeyeceği, miktar itibarıyla temyizi mümkün olan kararlar nedeniyle ilgili Dairenin görüşünün belli olacağı ve bu nedenle miktar itibarıyla kesin olan kararların 5235 sayılı Yasa'nın 35/3. maddesi kapsamında bulunmadığı ön sorun olarak ileri sürülmüş ise de çoğunluğun, miktar itibarıyla kesin olan kararların da yasa kapsamında bulunduğu görüşü doğrultusunda ön sorun aşılarak uyuşmazlığın esası incelenmiştir.
6502 sayılı Yasa'nın 22/2. maddesi "Kredi kartı sözleşmeleri; faiz veya benzeri bir menfaat karşılığında ödemenin üç aydan daha uzun süre ertelenmesi veya benzer şekilde taksitle ödeme imkânı sağlanması halinde tüketici kredisi sözleşmesi olarak değerlendirilir. Ancak bu durumda uygulanacak faiz oranı, kredi kartı sözleşmesi uyarınca belirlenen orandan fazla olamaz." hükmünü taşımakta olup, maddede kredi kartlarının hangi durumda tüketici kredisi olarak sayılması gerektiği düzenlenmiştir. Mülga 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'da 2003 yılında yapılan değişiklikle 10/A maddesi eklenerek esasen bir tüketici kredisi türü olan kredi kartları da önemli bir düzenlemeye kavuşmuştur.
6502 sayılı Yasa ise belli koşullar altında kredi kartlarını kanun kapsamına almış ve bu kapsamda tüketici kredisi olarak nitelendirmiş; Yasa'nın 22/2. maddesindeki özelliklere sahip kredi kartı sözleşmelerini tüketici kredisi sözleşmesi hükümlerine tabi kılmıştır. Kredi kartlarının tüketici kredisi olarak nitelendirilmesi yasa hükmüne göre faiz veya benzeri bir menfaat karşılığı olarak ödemenin üç aydan daha uzun süre ertelenmesi veya benzer şekilde taksitle ödeme imkânı sağlanması durumunda mümkündür.
Tüketicinin vadesi gelmiş bir ödemesinin üç aydan daha uzun bir tarihe ertelenmesi ve kredi verenin bundan menfaat elde etmesi, yapılan işlemin tüketici kredisi olacağına işaret etmektedir. Taraflar arasında varılan mutabakata göre bu erteleme baştan kararlaştırılabileceği gibi vadenin geldiği anda da kararlaştırılmış olması mümkündür.
Şu halde; alacaklı banka ile "Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi" imzalayan kredi kartı hamilinin edimini yerine getirmemesi üzerine taraflar arasında borcun yeniden yapılandırılması ile 6502 sayılı Yasa'nın 22/2. maddesindeki tüketici kredisi ilişkisi oluşmuştur. Böylece ödenmeyen taksitlerin talebinde 6502 sayılı Yasa'nın 28. maddesi gereğince borçlunun birbirini izleyen en az iki taksiti ödemede temerrüde düşmesi ve tüketiciye en az 30 gün süre verilmesi gerektiği yönünde muacceliyet şartı aranmalıdır.
6502 sayılı Yasa'nın 22/2. maddesi açık hükmü karşısında uyuşmazlığın çözümünde 5464 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması yönündeki görüş yasal dayanaktan yoksun olup; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. ve 23. Hukuk Daireleri'nin konuya ilişkin farklı uygulamalarında, Dairece yapılan görüşme ve tartışmalar sonucunda 23. Hukuk Dairesi uygulaması usul ve yasaya uygun bulunduğundan Daireler arasındaki uyuşmazlığın açıklanan şekilde giderilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Banka ile "Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi" imzalayan kredi kartı hamili borçlunun, borcunu ödememesi üzerine bakiye kredi kartı borcunun yapılandırılması-taksite bağlanması sonucunda taksitlerin borçlu tarafından ödenmemesi halinde 6502 sayılı Yasa'nın 22/2. maddesi uyarınca aynı Yasa'nın 28. maddesi hükümlerinin uygulanması GEREKTİĞİNE; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. ve 23. Hukuk Daireleri arasında bu yönde ortaya çıkan uygulama farklılığının 23. Hukuk Dairesi uygulaması doğrultusunda GİDERİLMESİNE, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 03.12.2021 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
Başkan Vekili: Ayşe ALBAYRAK DOĞAN (M)
Üye: M. U. TARHAN (M)
Üye: A. TUNCAY
Üye: E. S. BAYDAR
Üye: D. İ. TOROS
KARŞI OY
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi ile 23. Hukuk Dairesi’nin miktar itibarıyla kesin olarak verilen kararlar arasında ortaya çıkan uyuşmazlık; muaccel olmuş ve icra takibine konu kredi kartı borcunun tarafların karşılıklı iradeleri sonucu düzenlenen sözleşme uyarınca ödenmesinin taksitlere bağlanarak yeniden yapılandırılmasına uygun olarak borçlunun borcunu ödememesi halinde, daha önce muaccel hale gelmiş kredi kartı borcunun 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 28. maddesi gereğince yeniden muacceliyet koşuluna bağlı olup olmadığı yönündedir.
Öncelikle bu konuda uygulanması gereken yürürlükteki mevzuat hükümlerinin incelenmesi gerekir. Tanımlar başlıklı madde: "4/b) Belirli süreli tüketici kredisi sözleşmesi: Sözleşmenin kurulduğu tarihte, kredi ilişkisinin sona erme tarihinin taraflarca sözleşmede açıkça kararlaştırıldığı tüketici kredisi sözleşmelerini; c) Belirsiz süreli tüketici kredisi sözleşmesi: Sözleşmenin kurulduğu tarihte, kredi ilişkisinin sona erme tarihinin taraflarca sözleşmede kararlaştırılmadığı tüketici kredisi sözleşmelerini..." ifade eder.
6502 sayılı Yasa'nın Tüketici Kredi Sözleşmeleri başlıklı Madde 22/1: "Tüketici kredisi sözleşmesi; kredi verenin tüketiciye faiz veya benzeri bir menfaat karşılığında ödemenin ertelenmesi, ödünç veya benzeri finansman şekilleri aracılığıyla kredi verdiği veya kredi vermeyi taahhüt ettiği sözleşmeyi ifade eder."
Madde 22/2: "Kredi kartı sözleşmeleri; faiz veya benzeri bir menfaat karşılığında ödemenin üç aydan daha uzun süre ertelenmesi veya benzer şekilde taksitle ödeme imkânı sağlanması halinde tüketici kredisi sözleşmesi olarak değerlendirilir. Ancak bu durumda uygulanacak faiz oranı, kredi kartı sözleşmesi uyarınca belirlenen orandan fazla olamaz."
Temerrüt başlıklı Madde 28/1: "Belirli süreli kredi sözleşmelerinde tüketicinin taksitleri ödemede temerrüde düşmesi durumunda, kredi veren borcun tamamının ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa; bu hak ancak kredi verenin bütün edimlerini ifa etmiş olması, tüketicinin de birbirini izleyen en az iki taksiti ödemede temerrüde düşmesi halinde kullanılabilir. Kredi verenin bu hakkı kullanabilmesi için tüketiciye en az otuz gün süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması zorunludur."
Tüketici Kredisi Sözleşmeleri Yönetmeliği'nin Kapsam başlıklı Madde 2/3: "Tüketici kredisi olarak kabul edilen kredi kartı sözleşmelerine ve kredili mevduat hesabı sözleşmelerine 14, 15, 16, 17, 18 ve 19 uncu maddeler uygulanmaz."
Kredi kartı sözleşmeleri belirsiz süreli sözleşmelerdir. Muaccel hale gelmiş kredi kartı borcunun yeniden yapılandırılmasına ilişkin yapılan sözleşmeler, kredi kartı sözleşmelerini belirli süreli sözleşmeler haline getirmez. Yeniden yapılandırma sözleşmesi borcun yenilenmesi veya yeni bir sözleşme olmayıp, borçluya borcunu ödemesi için tanınan bir ödeme kolaylığıdır. Borçlu yeniden yapılandırmaya uygun ödemede bulunmaz ise yeniden yapılandırma hükümsüz hale gelir, protokol hiç yapılmamış sayılır. İcra takibi ve dava kaldığı yerden devam eder.
Uygulamada genellikle bankalar kredi kartı borcunun tahsilini sağlamak amacıyla temerrüt faiz oranında indirim sağlamakta ve borcu uzun vadeye yaymaktadır. Bu durumda Yasa'nın 22/2. maddesindeki faiz veya benzeri menfaat karşılığına ilişkin zorunlu koşullar oluşmadığından kredi kartı sözleşmesi tüketici kredisi sözleşmesine dönüşmez. Sayın çoğunluk her somut dosyada faiz veya menfaat sağlanması koşulunu hiç dikkate almamış, bu konuda hiçbir değerlendirme yapmamıştır. Bu nedenlerle sayın çoğunluğun görüşüne katılamamaktayız.
Üye: Ahmet TUNCAY | Üye: Dudu İrem TOROS


Yorumlar